25 Mart 2009 Çarşamba

27 Mart Dünya Tiyatro Günü


Sıkı bir tiyatro izleyicisi olarak Ankarada oynanan çoğu oyunu takip etmeye çalışıyorum.Tiyatro biletleri internette 13 gün önceden satışa sunuluyor ve genellikle oyunu en önden izlemek istediğimden hemen o gün sabah saatlerinde internetten biletimi alıyorum.Bazı oyunlara yer bulmak neredeyse imkansız oluyor.Sinema izleyicisi ile karşılaştırdığımızda aslında tiyatro izleyicisi olmak biraz zor çünkü; birkaç saat boyunca koltuğumuzda hareket etmeden, patlamış mısır ve kola ikilisini yanımıza almadan izliyoruz.Tiyatro başlamadan yerimize oturmak zorundayızdır ve oyun sırasında yanımızdakiyle fısır fısır konuşmayız.Tabi ki ikisinin de ayrı güzellikleri var ama sanki tiyatroyu izlerken "olayları yaşıyormuşsun" duygusu insana ayrı bir zevk vermektedir.

27 Mart Dünya Tiyatro Gününde devlet tiyatroları 31 değişik oyunu ücretsiz sergileyecek.Yer bulunabilir mi pek sanmıyorum ama...Ankara dışındaki oyun isimleri için bu adrese bakabilirsiniz.
Dünya tiyatrolar gününde Ankara'da sergilenecek oyunlar ise şunlardır;

Büyük Tiyatro‘da: Turan Oflazoğlunun yazdığı Şakir Gürzumar’ın yönettiği “Genç Osman”;(bu oyunu izledim,oyun gerçekten de hem sahne dekorları, hem kıyafetler hem de oyuncuların performansları olarak harika!,izlemek için tarih bilmenize gerek yok herşey çok güzel anlatılıyor.Bir ara saydığımda sahnede 50 kişi oynuyordu.Seyretmeniz dileğiyle..)

Küçük Tiyatro‘da: W. Shakespeare’dan Emel Bala Gürel’in uyarladığı, Cahit Çağıran’ın yönettiği çocuk oyunu “Bir Yaz Masalı” ile Ahmet Kutsi Tecer’in yazdığı, Leyla Tecer’in yönettiği “Köşebaşı”;

Şinasi Sahnesi‘nde: Ulviye Karaca’nın yazıp yönettiği çocuk oyunu “Keloğlan Keleşoğlan” ile Beth Henley’den Aclan Büyüktürkoğlu’nun çevirip yönettiği “Suçlu Yürekler”;(Bu oyunda kalabalık bir kadro yok fakat oyuncular her zaman ki gibi müthişler.)

Akün Sahnesi‘nde: Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin oyunlaştırıp yönettiği “Fosforlu Cevriye”;(Ah ya bu oyuna bir türlü bilet bulamıyorum.Her oyunda kapalı gişe oynuyor.)

Altındağ Tiyatrosu‘nda: Hasan Erkek’in yazdığı, Vacide Öksüzcü’nün yönettiği “Eşik”;

Stüdyo Sahne‘de: Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un yazdığı Sylie Luneau - Roger Coggio’nun uyarladığı, Çoşkun Tunçtan’ın çevirdiği, Cem Emüler’in yönetmenliğini üstlendiği “Bir Delinin Hatıra Defteri”;

Oda Tiyatrosu‘nda: Patrick Süskind’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Metin Belgin’in yönettiği “Kontrabas”;

Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi‘nde: Ulviya Karaca’nın yazıp yönettiği çocuk oyunu “Küçük Bir Mucize” ile Bertolt Brecht’ten Ahmet Cemal’in dilimize çevirdiği, Erhan Gökgücü’nün yönettiği “Galilei’nin Yaşamı” adlı oyunlar izlenebilecek.

23 Mart 2009 Pazartesi

MISIR GEZİSİ..

Sömestr tatilinde Mısıra gitmeye karar verdik.Seçtiğimiz turda direk gidiş olmadığı için Ankaradan İstanbula ,İstanbuldan da Kahireye gittik.Geçen sene yaptığımız bu yolculuk 2 saat kadar sürdü.Kahireye varır varmaz bavullarınızı zorla taşımak isteyen insanlarla karşılaşıyorsunuz.Her ne kadar No! desenizde onlar bir türlü anlamıyorlar ve sürekli bahşiş bahşiş diye etrafınızda dolanıyorlar.Hiçbir şey yapmasalar bile sizden para istiyorlar.Vakit kaybetmeden piramitleri görmek istiyoruz.Eşyalarımızı hızlıca otele bırakıp piramitleri görmeye gidiyoruz.Otele varana kadar Dünyanın en uzun nehri olan Nil nehrini ve Kahire caddelerinden kesitler alıyorum.Akşamında da Nilde gemide düzenlenen eğlenceye katılıyoruz.

Otobüsten piramitler görünmeye başlıyor.Dünyanın yedi harikasından biri olan Keops piramidini görüyoruz(Giza piramitlerinin üçü birden Dünyanın yedi harikası listesine dahil değildir.)Piramitlerden sadece Keops bu listeye girmiştir.


Piramitlerin yakınına varınca insan inanamıyor.O kadar yüksek ki!Senelerce insanlar bunu yapmaya uğraşmışlar,tahminen 30 yıl kadar sürmüş diyor tur rehberimiz.İlk yapıldığında 145 metreymiş.Fakat bugüne kadar 10 metresini falan kaybettiği düşünülüyor.Piramitlerin bir kaç basamağına çıkılabiliyor. Bende hemen çıkıp fotograf çektirdim.Piramitlerin resmini çekerken deveye binmek istermisiniz diye sıkça soruluyor.Tabi binmesi bedava diyip,inerken para istiyorlar :D Eğer develerden birini yanlışlıkla fotoğraf karenize soktuysanız sizden Bahşiş adı altında para istemeyi ihmal etmiyorlar :))

Han Halili çarşısına gidiyoruz.Sizin Türkiyeden geldiğinizi öğrendikleri an İstisnasız tüm satıcılar "Yavaş yavaş Hasan Şaş" cümlesini söylüyorlar.Bu cümleyi alışveriş yaparken o kadar çok duyuyorsunuz ki.Sizi %100 kazıklamaya çalıştıklarını her zaman aklınızda bulundurmanız gerekiyor.Almak istediğiniz herşeyin fiyatını 3 katı söylüyorlar ve sıkı bir pazarlık yapmadan birşeyler almıyor kimse.80 dolar olan bir süs eşyasını en son 25 dolara alarak ayrıldık mağazadan.

Sokaklar da biraz pis Kahirede.Şoförümüze rahatsız olmuyor musunuz bu durumdan,neden temizlenmiyor sokaklar diye sorduğumda ; temizlense bile çöl fırtınası olduğu zaman tekrar eski haline dönüyor.Bu nedenle artık çok önemsemiyoruz dedi.Trafik sıkışıklığa rağmen inanılmaz bir şekilde ilerliyor.Arabalar çoğunlukla akşamları farlarını yakmıyorlar.Başta bu çok garip gelmişti.Ama daha sonra zaten hiçbir trafik kuralına uymadıklarını fark edip yadırgamıyorsunuz.Bindiğiniz taksilerin kapı kolu veya kemeri elinizde kalabilir veya camı olmayabilir ki(aynen böle bir taxiye bindik ilk gün;).İkinci gün deneyimimizden dolayı dikkatli davranarak taksiler arasında camı ve kapı kolu olan bir taksiye bindik:) Taksimetre diye birşey yok.Binerken pazarlık yapıyorsunuz:))

Piramitlerden sonra Kahire Mısır Müzesine gittik.Müze içinde rehberler var,isterseniz kiralayabiliyorsunuz.Piramitlerden çıkarılan mumyalar,altın masklar görülmeye değer.Aslında bu müzede fotoğraf çekmek yasak ama ben yine de birkaç tane çektim.

Mısır yemeklerinin de tadına baktık, akşam manzarasını ve piramitlerde yapılan ışık danslarını da diğer günlerde izleyerek Mısırın başka bir şehri olan İskenderiye'ye(alexandria) doğru yola çıkyoruz..

15 Mart 2009 Pazar

DUMAN!!!!!

Duman tam 4 yıl aradan sonra 2 albüm birden çıkarıyor. 18 mart'ta müzik marketlerde yerini alacak.Daha albüm raflara ulaşmadan bütün şarkılarını dinledim(dinliyorum).Harika bir albüm olmuş tabiii ki de! Sor Bana Pişman mıyım ve Dibine Kadar şarkısına bayıldım.Dibine kadar'ı 2 gündür hiç bıkmadan sürekli dinliyorum.Bayağı özlemişim onları.Hemen yeni albüm konserleri programlarına baktım fakat şimdilik en yakın konserleri İstanbul Bostancı Gösteri Merkezinde. 11 Nisanda ise Ankara'ya geliyorlar.Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezinde performanslarını izleme imkanına sahip olacağız .Yaşasın!!! Orda olcam :))))




11 Mart 2009 Çarşamba

e-DEVLET konferansı 12-14 Mart 2009

TBD Kamu-BİB (Türkiye Bilişim Derneği Kamu Bilgi İşlem Merkezleri Yöneticileri Birliği) çalışma grubu 1997 yılında kurulmuştur. Kuruluşundan bu yana, babamın da derneğe üye olması sebebiyle küçüklüğümden beri yapılan çalışmalara aşinalığım vardır.Kamu-BİB'in yaptığı tüm çalışmalardan yararlanılarak ortaya çıkarılan "e-devlet yolunda Türkiye" kitabını okumuştum.Ankara'da yapılan konferanslarına da katılmaya çalışıyorum.

En son Türkiye Bilişim Derneği tarafından gerçekleştirilen BİLİŞİM' 08' Yakınsama sloganıyla Ankara'da yapılan kurultayda afet yönetiminde bilişim kullanımına ilişkin projeler ve çalışmalar hakkında çok önemli fikirlere sahip oldum.Yine ilgi alanlarımdan biri olan Türksat A.Ş ve Kamu Araştırmaları Vakfı(KAV) tarafından organize edilen "e-Devlet Ulusal Konferansı"na katıldım.Bu konferansta e-içerme,e-memnuniyet,özürlülerin internet erişimi,ulusal adres veritabanı,bilgi güvenliği ve kripto,e-devlette kriptoloji,yerel ve merkezi yönetimlerdeki e-devlet uygulamaları ve başarılı örneklerin anlatıldığı bir konferanstı.



e-Devlet ,12-14 Mart 2009 tarihleri arasında Ankara‘da Ankamall Alış Veriş Merkezi‘nde düzenlenecek sergide buluşuyor.Türkiye Bilişim Derneği tarafından düzenlenen bu etkinlikte devlet kapsamında internet üzerinden verilen hizmetlerle vatandaşlarımıza, işlerini sıralarda beklemeden hızlı ve güvenilir bir şekilde nasıl sunduklarını ve bu hizmetlerden nasıl yararlanılabileceğini aktarılacak.12 Mart'ta gidemesemde(ne yazık ki sınavım var 13ünde) diğer günlerine gitmeyi planlıyorum.

Kısa bir fikir sahibi olmak için;

e-Devlet nedir?
Devletin vatandaşlara karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu görev ve hizmetler ile vatandaşların buna karşılık devlete karşı olan görev ve hizmetlerinin karşılıklı olarak elektronik iletişim ve işlem ortamlarının kesintisiz ve güvenli olarak yürütülmesidir.

e-Devlet ile amaçlananlar ise,
*Devletin şeffaflaştırılması
*Devletin hızlı ve etkin bir şekilde işlemesinin sağlanması
*Vatandaşların yaşamlarının kolaylaştırılması
*Kısa sürede doğru bilgiye ulaşım olacaktır.

5 Mart 2009 Perşembe

DOT TK-ücretsiz alan adı


Web adresleri ve e-posta adresleri alan adlarıyla tanınır. .COM ve .ORG gibi jenerik alan adı uzantılarını herkes biliyor. Şimdi Dot TK, Türk pazarı için yeni bir uzantı sunuyor: .TK

Üstelik üniversite öğrencilerine bu alan adlarını ÜCRETSİZ sağlıyor.Okuduğunuz üniversiteden http://www.dot.tk/tr/ adresine giriş yapın ve herhangi bir .tk uzantılı alan adına ücretsiz sahip olun.Siteye girdikten sonra kaydetmek istediğiniz alan adını girip İLERİ dediğinizde karşınıza ödeme seçenekleri çıkıyor.Buradan ÖĞRENCİLERE ÖZEL seçeneğini tıkladığınızda ücretsiz sahip olabilirsiniz.


3 Mart 2009 Salı

Kısayol Tuşlarından Bazıları

2. sınıf stajımı üniversitemin bilgi işlem biriminde yaptım.4 ay gibi uzun bir süreydi ve program yazma,web tasarımı dışında arızalı bilgisayarların bakım onarım sorunlarını da üslendim.Bazen birime gelen bilgisayar arızaları o kadar komik oluyordu ki..
Bilgisayar kullanması gereken fakat tam bilmeyen kişilere, işe başlarken temel bir bilgisayar eğitimi verilmeli.Ve tabii hangimiz bilgisayarımızda F1 e basınca karşımıza çıkan yardım klavuzunu veya bir ürünün kullanım klavuzunu okuyoruz ki o da ayrı bi konu:) ingilizcede şöyle bir kullanım vardır : RTFM
Açılımı:"READ THE FUCKİNG MANUAL" türkçesi de "Kahrolası kullanım klavuzunu oku" olarak çevrilebilir,türkçede pek kullanımı yaygın olmasa da :)

ABD'nin en iyi üniversitelerinden olan MİT üniversitesinin RTFM ile ilgili web sayfası vardır ve ince:P bir dille girişi bulunmaktadır.Buyrunuz:) http://rtfm.mit.edu/

Evet konumuza dönecek olursak ;) ben çok kullanılan bir kaç kısayolu eklemek istiyorum;

CTRL+C -->Kopyala
CTRL+X --> Kes
CTRL+V -->Yapıştır
CTRL+Z -->Geri Al
ALT+F4 -->Kullanımdaki öğeyi kapat veya etkin programdan çık("hayata ALT+F4" şeklinde bir msn iletisine de konu olmuştur:) )
CTRL+ALT+YÖN TUŞLARI --> ekranın ters,düz vs.. dönmesini sağlar.(bunun kullanımıyla ilgili stajda anılar yaşadım.Bi tuşa bastım ekranım ters döndü diyenlerin hemen bu kısayolunu iptal ettik.Onlar da rahat etti,biz de:)
ALT+TAB -->Açık öğeler arasında geçiş yap
CTRL+TAB -->Sekmeler arasında gezin
ALT+ESC -->Öğeler arasında açılma sıralarına göre dön
CTRL+ESC -->Başlat menüsünü görüntüle
Clicky Web Analytics